Sakız

IMG_2122

Sakız Adası

Yaz bitmeden hafta sonu kaçamağı yaptık! Eylül 2017, son Türkiye yaz tatilimizi Sakız Adası’yla tamamladık. Biz iki gece kalabildik, maalesef. Cuma akşam 6 feribotuyla Sakız’a gittik. Pazar akşam feribotuyla döndük. Gidecekler mutlaka daha uzun kalsın. Ben hiç doyamadım. Adanın sadece güneyini gezebildik. O da hızlı hızlı. Öyle ki gezerken kısa molalarımızı masmavi koylarda verdik. Yüzdük, bir şeyler içtik, kuruduk ve devam ettik. Bu anlatacaklarım o yüzden sıkıştırılmış program.  Siz böyle yapmayın, uzun uzun  kalın.

IMG_2199

Ulaşım

İstanbul’dan İzmir’e uçakla gittik bu kez. İzmir den Çeşme’ye Havaş’la geçtik. Çeşme Marina dan vapurla Sakız’a.  Havaş ne iyi fikirmiş, bu zamana kadar neden kullanmadık diye kendime kızdım. Hiç araba kiralamayla uğraşmadan, yorulmadan bir saatte Çeşme’desiniz. Kampanyalara denk geldiğiniz dönemde para bile vermiyorsunuz. O yüzden çok mantıklı.  Buradan gitmeden vapuru önceden alabilirsiniz, biz gittiğimizde Çeşme’den aldık. 3 farklı firma var (Ertürk,Türkyol) , hepsinin fiyatı hemen hemen aynı. Süre kıyaslayarak satın alabilirsiniz. Biz bu vapur turu için kişi başı 30 euro ödedik. Gidiş geliş alınca galiba bir 5 euro daha ucuza geliyor. Bunu da değerlendirin. Vapur eğer hızlı olan ise 3 euro daha pahalı, 20 dakika daha kısa süre. Normal olan ise 45 dakika deseler de, 1 saat sürüyor.

Ada için Ulaşım

İner inmez kiralama firmalarını görebilirsiniz. Yine gitmeden kiralayınca daha ucuz olabilir belki, fakat biz Sakız’a varınca motosiklet kiraladık. Yine her motosiklet kiralama hikayemizin başında olduğu gibi biraz tedirgin olsakta, biz motosikletle daha özgür hissettiğimiz için bunu tercih ettik. Tavsiye de ederiz. Eğer araç kiralayacaksanız, mümkün olduğunca ufak bir araç kiralayın. Bize yine öyle küçük bir araç için günlük 25 euro dediler. En uygun fiyatta buradaydı. Fiyatlar buradan başlıyormuş gibi düşünebilirsiniz. Motosiklet içinde yanlış hatırlamıyorsam iki günlük 28 euro verdik. Bizim motosiklet de biraz küçüktü, bir daha gitsem bir üst motorlusunu alırım. Tepe tepe gezerken motor hacminin büyük olması gerekiyormuş, sonradan deneyimledim.

 

IMG_9006
çarşaf gibi dediğimde doğru söylüyordum
IMG_2133

Otel

Booking’ten gitmeden önce ayarladık. Biz çok sevdik. Herkese de tavsiye edebileceğim bir otel. Sahili, sessizliği çok güzeldi. Günün her saatinde çarşaf gibi bir deniz. Kıyıya vuran su sesiyle sanki bir ses terapi uygulamasından remix yapmışsın gibi, doğa sesi paha biçilemezdi. Eğer hiç araç kiralamadıysanız burayı önermiyorum. Çünkü merkezi değil. Bir de belirtmekte fayda var, sahili kum değil, taş. Ama hiç mi rahatsız etmez, böyle sanki her taşı, ayrı ayrı birisi seçmişte koymuş gibi. Otelin bulunduğu semtte bir iki meyhane, bir market, birkaç bar vardı. Burası için yine yeterli. Kahvaltı dahil değildi, yine hazırlıyorlar, siz isterseniz kişi başı 6 euro ödüyorsunuz. Kahvaltısı da Türk kahvaltısını aratmayacak kadar güzeldi. Zaten civarda yürüyerek başka şansınızda yok. Theoxenia otel. Biz iki kişi, iki gece kahvaltı hariç 81 euro ödedik. Otelin sahipleri çok tatlı insanlardı, bir sonraki ziyaretimizde eğer telefonla rezervasyon yaptırmak istersek indirimli fiyattan kalabileceğimizi söylediler. Sanırım hiç kimse booking’e aracı kurum bedeli ödemek istemiyor. İletişim bilgilerini bulursam yine eklerim.  Yine bookingten araştırdığınız da bir çok uygun fiyatlı otel göreceksiniz. Konaklama pahalı değil.

10790CFE-FAAB-4D03-B978-8AB0F97EF707

İklim

Türkiye ile aynı. Zaten yer gök Türk. Biz 15 Eylül de gittiğimizde, güneşlendik, hiç üşümeden denize girdik. Sezon sonu olduğu için kalabalık değildi. Bu tarihlerde dahil, gitmek için uygun.

Vize

Ah ah. Kanayan yaramız. Şu Schengen ile uğraştığımız kadar başka hiçbir şeyle uğraşmıyoruz. Diğer kanayan yaramızı da zaten biliyorsunuz. Her geçen gün döviz karşısında değer kaybeden Türk Lira’mız. Para birimi euro. Bizim vizemiz vardı, ama olmayanlar için kapıda vize alınabiliyor. Bu konuda çok bilgim yok, alınabildiğini biliyorum sadece.

Aktivite

Vaktimiz çok kısıtlı olduğu için hiç aktivite araştırmadık. Bol bol yüzdük. O kadar güzel koylar var ki. Ayrıca  aktivite yeri değil galiba. Deniz, kum, güneş tatili için uygun. Küçük köyleri gezip güzel yemekler ve içecekler yiyebileceğiniz bir yer, Sakız.  Yine Türkiye’den daha ucuz olduğunu söyleyeyim burada.

IMG_2233

Köy Gezileri

Biz Pirgi, Olimbi, Mesta ve Lithi’yi gezebildik.

Pirgi köyündeki evlerin duvarları, geometrik şekillerle süslü. Sanıyorum dünya da tekmiş. Küçük bir meydanı var. Barlar, cafeler, dondurmacılar, alışveriş yapacağınız hediyelik eşya dükkanları, bir de kilise var.  Şimdi ben çoğul yazdım ama, bu çoğulluk iki demek. 2 bar, 2 restoran gibi. Yanlış anlaşılmasın. Burada bir şeyler yiyebilirsiniz. Yine fiyatlar pahalı değildi.

Olimbi köyünde bir tanecik resaturant-bar tarzı bir yer vardı.  Orada oturduk, 1 sakızlı pasta 1 bira 1 çay için 12 euro ödedik. Sokaklarında dolaştık. Sokaklar dediğim tabiî ki iki ev arası 2 metre bile yok, dar ve bol bol çiçek dolu sokaklar. Aslında insanların evlerinin önlerini geziyorsunuz.

Mesta köyü çok güzeldi. Sanki Game of Thrones Kralın şehrinde halkın yaşadığı yer gibi. Mimarisi çok çok güzeldi, mutlaka gidin.. yine aynı şekilde ufak ufak cafe, bar ve dondurmacılar var. Mola verdiğinizde sakız dondurmasını mutlaka yiyin.

Lithi’de deniz ürünlerinin güzel olduğunu duymuştuk. O yüzden biraz deniz ürünü yemeye gittik diyebilirim. Fiyatlar 1-2 euro burada ucuzladı. Birde restaurantların plajları var. Oturduğumuz yerin hemen önünden denize girdik. Şezlong şemsiye ücreti ödemedik.

IMG_2222
IMG_9109
FF0F4CC7-393B-4355-8205-40D7295742DE

Plaj önerileri

Kalamoti bay, Kamari bay, Mavra Volia, Agia Dinami, Lithi bay.

Buraları resimlerle anlatmak daha akıllıca olucak.  Agia dinami’de tesis yok. Zaten küçücük bir koy. Yanınızda yiyecek içecek bir şeyler götürebilirsiniz. Ama en turkuvazı burası. Biz motosikletle ada turu yaptığımız için, şimdi adını unuttuğum birkaç yerde daha denize girdik. Hatta bir tane koyda bir tek biz vardık.

A2D5924B-406D-4906-B903-C8E5EA91C7F8
67A0B614-C17C-4D7A-A775-64C5F2D7C16A
özenle seçilmiş taşlar burada

Tavsiyeler

*Eğer gezerken beğendiğiniz bir şey varsa, hemen alın. Bir sonraki sefere gittiğinizde muhtemelen açık olmayacak. O yüzden Sakız da sonra diye bir şey yok. O an yapın.

*Marketlerin bile açık olduğu zamanlar kısıtlı. Yine saat kaç aralığında çalışıyorlar şöyle göz ucuyla bir bakın derim.

*Buradan giderken yanınızda mutlaka bir sinek kovucu alın. Ben yine unutmuşum, her gittiğim Avrupa ülkesinde bu sinek ilacına bir 5-10 euro vermeden dönemiyorum. Öyle de tatlı bir huyum var. Siz buradan götürün, ezgi gibi olmayın. Birde tabi yanlış alıyorum bazen. Sakız’da da, vücut losyonu almışım sprey şeklinde. Birde diyorum ki, ‘ay bunların sine kovucular bile harika kokuyor.’ Tabi Ezgicim vücut losyonları güzel kokacak. Hatıra olarak evde duruyor. Kokusu da sakızlı olduğundan güzelmiş. Neyse ertesi gün gerçeğini aldım da, benim kadim dostlarım sivrisineklerle arama biraz mesafe koyabildim.

*Chios diye bir biraları var. Ben çok sevdim. Mutlaka için derim.

* Hesabı kalkmadan bayağı bir önce isteyin. Bizim ilk gün gittiğimiz yerde, hesabı istedikten 20 dakika sonra geldi. Zaten az sayıda personel çalışıyor, biz hesabı istedik. Çocuk yemeğe oturdu, sonra bir ara kalktı, biz hesabı getirmeye gitti sandık, meğer kendine tuz almak için kalkmış. Neyse ısrarla hesabı isteyince getirdiler. Bir de sinirleniyorlar. Millet olarak biz hemen şimdi benim olacak felsefesine çok alışmışız ya. Onlara çok ters bu iş, onlar rahat . Rahat rahat çalışıyorlar, acele yok. Sizde acele etmeyin, bazen tersleyebiliyorlar.

*Biz güneyini gezebildik. Batı ve Kuzey e doğru gidildikçe fiyatlar ucuzluyor. Bu her anlamda öyle. Konaklamadan yemeğe her şeyi daha ucuza bulabilirsiniz.

*Meze porsiyonları bizden daha büyük, iki kişi bitiremiyorsunuz. Bunu da göz önünde bulundurarak sipariş verin.

*Akşam yemeklerinde Canlı müzikli bir restaurant seçin. Buzuki diye bir çalgıları var. Nasıl güzel tınlıyor. İsmini de Bozuk-saz dan almış. Şöyle ki bağlama gövdesine, gitar telleri takılarak yapılan bir enstrüman. O yunan ezgilerinde, hep karşımıza çıkan. Zaten böyle bir yere gittiğinizde mutlaka görürsünüz, şarkılar da aynı. Mavi mavi masmavi, telli turna, ..

3F9230CD-C9EE-49FD-A777-764CE0565474

Yunanistan a bu benim ilk seyahatimdi.  Yine gitmeyi çok isterim. Diğer adaları belki daha güzeldir. Ama Sakız bende şimdilik ayrı bir yerde. Doğasını, insanını çok sevdim. Zaten herkes Yorgo.

İlk gün sahile vardığımızda eczane ihtiyacımız doğdu. O sırada biz internetten bakarken, arka evden bir kadın seslendi. Bir şeye ihtiyacımız olup olmadığını sordu. Sonra ben yanına gidip, market-eczane sordum. Evinde olsa verecekti, sonra bir yer tarif etti. İnşallah açıktır dedi. Gayet de güzel Türkçe konuyordu, ayak üstü yaptığımız sohbette, uzun yıllar önce İstanbul Beyoğlu’nda yaşadığını, Türkiye’yi, çok sevdiğini söyledi. Yaşı yetmiş küsürlerdeydi, ama o sıcak kanlı davranışı karşısında çok mutlu oldum. Tarif ettiği yer açıktı, alacağımız alıp geri döndük. Tekrar seslenmez mi? Zafer ‘le yüzümüzde ayrıca bir tebessüm oluşturdu.

Benim Sakız tatilim bu şekilde. Umarım sizde gidip görme şansı bulur, daha uzun kalırsınız.

 

FA1A3B16-02EE-47D3-9CC8-6A38597584B6

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *