Phuket Seyahat Notları

Phuket seyahat notları

Phukete gitmeden önce herkes gibi sayfaları karıştırmaya başladım. Çok fazla bilgi bulamadım, hatta kafam karıştı. Biz bunların hepsini nasıl yapacağız ya diye. Çok karışık geldi gözüme, ekşiden bir sürü şey okudum, sonra yapamayız dedim. Nasıl olacak dedim. Söylendim de söylendim. Hiç kafa karışıklığına gerek yokmuş, gidince anlıyorsunuz. Kendinizi turlara ve akışına bırakıyorsunuz ve hepsini yapabiliyorsunuz.

Öncelikle uçak

İstanbul-bangkok-phuket. İstanbuldan bangkoka 8 buçuk saat sürüyor uçuş, ardından  phuket’e thai airwaysle 1.30 luk bir uçuş söz konusu. Sabiha gökçenden de qatarla dohaya ordanda direk phukete uçuş var, orasıda mantıklı. Ankaradanda var galiba direk doha, ordanda phuket. Giderken uçuş çok heyecanlı, dönerken tatilin bitmesi hüznüyle hem daha uzun 9.45 hemde yorucu geliyor. Malum tatilde yoruluyoruz. Her gün alarm kurarak kalkmak pek hoş değil ama malesef hayatı kaçırmamak için bu gerekli.

Otel

Aklımı karıştıran diğer bir konuydu. Çok gariptirki, üç yıldızlı otel fiyatları dört yıldızlı otellerden pahalı. Biz 7 gece kaldık. 2100 lira ödedik, Andakira hotel’e. Memnunda kaldık. O uzakdoğunun sokaklarada sinen meşhur kokusu oldukça azdı. Çok yeni bir otel değildi. Ama şikayet etçek bişey de yoktu. Her phuket oteli gibi kahvaltıda peynir yoktu, onu da marketten aldığımız dilim peynirlerle hallettik. Otelde çok fazla Türk kalmnamıştı, bookingten yorumlara baktığımda şikayetin olmadığı tek oteldi benim baktıklarımın arasında. Havuz erişimli bir oda seçtiğimiz için biz biraz fazla para ödedik. Aynı otelde yine 7 gece 1500 liraya kalabilirsiniz. Havuz erişimi çok gereklimi, değil tabiki. Ama yılda hemen hemen bir kere uzun tatil yapabildiğimiz için, birazda ben keyif yapmak istedim. Havuza kaç kere girdim, tabiki bir kere. Olsun, onun orda kolay erişimde olduğunu bilmek, verandada oturup biraz dinlenmek çok hoşuma gitti. Bir de internet çok iyi değildi, havuz barda çok güzel erişilebilirken, odada resmen erişemedik. Verandada çekiyordu. Wifi önemli.  Ayrıca phukette bir hafta 500 lirayada kalabilirsiniz, otel ağı çok geniş. Bookingten araştırırsınız. Uğraşmak istemezseniz de bizim oteli tavsiye edebilirin. Patong sahile yürürken, on dakika. Bir de çok aktif bir yol olduğu için, hiç sıkılmadan yürüyüp etrafa bakınıp gezerek gidebiliyorsunuz.  Genel anlamda oteller check in esnasında 100 dolar gibi depozito alıyor, check outdada iade ediyor. Bu depozito, odada herhangi bir şey kırılır, havlu kaybolabilir diye aldıklarını düşündüğüm bir ücret. Hepsiniide iade aldık geri. Bence patonga yakın kalın. Hem ulaşım ücreti ödemezsiniz, hem etrafta aradığınız herşey var.

Havalimanı-patong ulaşım

Phuketsrctravel.com gayet mantıklı. 45 dk ile 1 saat arasında sürüyor. İnternetten rezervasyon yapıyorsunuz. Online ödüyorsunuz. Yalnız bizim atladığımız bir nokta vardı, hatta bizim demeyeyim. Ben ofislerinin olduğunu düşündüğüm için, uçak iniş saati hava yolu bilgilerini ek bilgiler kutusuna yazmadım. Onlar sormadı bende yazmadım. Dolayısıyla indiğimizde bekleyen biri yoktu, ofiste yokmuş. Aradık, 20 dk sonra gelip bizi aldılar. 600 baht ödemiştik. Yaklaşık 60 lira, iki kişi için, gayet de uygun.  Tavsiye edebilirim.

Hava durumu

Kasımın 1 i  itibarıyla sezon açılıyor, bahar mevsimi. Bence en güzel zamandı gittiğimiz zaman. 10 kasım gittik 18 kasım döndük. Gitmeden önce hava durumu biraz moralimi bozmuştu. Her gün yağmurlu gösteriyordu. Toplamda bir haftada 4 kere yağmur yağdı. Yağmurluk almıştım, boşuna almışım. Yağmur için değil, motosiklette rüzgar kessin diye kullandık, o da bir akşam. Muson yağmuru, 20 dk bardaktan boşanırcasına yağıyor. Bu esnada yemek yiyor olun yada en yakın masaj salonuna gidin. Yağmur dinene kadar masaj yaptırın, biz öyle yaptık. 1 kasımdan 1 nisana kadar phukette yaz tatili yapabilirsiniz. Aralık-ocak-şubat yaz mevsimi. Kasımda bile biz yandık. Hiç güneşlenmeden 50 faktörlük koruyucularla bronzlaşabildik, tabi buda beni çok mutlu etti.

Turlar

Bütün turları aynı yerden almanız, pazarlıkla indirim alabileceğiniz anlamına geliyor. Biz öyle yaptık. Phuketsrctravel.com dan da alabilirsiniz. Fakat çarşıda patongtan gezerken bir kaç farklı tur şirketiyle (şirket dediğim stant) görüşerek en uygun fiyatı alabilirsiniz. Biz 4 günlük bir tur planı yaptık, 1 hafta konaklayacaksanız 4 günlük tur programı yeterli. Çünkü yorucu olabiliyor. Tur şoförü sabah 7.30 da otelden sizi alıyor, saat değişebilir, sonra tura katılacak diğer kişileri otelden tek tek toplamaya başlıyor ve bu da yaklaşık bir saat bazende fazla sürebiliyor. Herkesi topladıktan sonra, artık hangi tura katılacaksanız  sizi oraya bırakıyor. Dönüştede alıyor, tabi yine otele bırakıyor da, herkesi yine tek tek otele bıraktığı için yine uzun bir yolculuk oluyor. Biz genelde bu esnalarda çok rahat minibüsler olmasada uyuduk. Benim uyumadığım çok zaman oldu ama maşallah zafer hepsinde uyudu.

4 adet turumuz şu şekilde.

1.Gün:  5km rafting, 30 dk atv, 30 dk elephant trekking, monkey cave, 3dk süren flying fox (safari turu)

  1. gün: james bond island, kanolar, ada gezileri

3.gün: phiphi adası, khai island, maya bay

4.gün coral island turu , parasailing.

Bu 4 turu biz 10.000 bahta aldık. Herşey dahil. Otelden alıyor, tura başlayacağınız yere götürüyor, öğle yemeği, meyve,çay kahve. Sonrada otele geri bırakıyor.

Bir kaç farklı yerden fiyat aldık, ilk gittiğimiz yer bize 16000 baht demişti. Premium service diye bir şeyden bahsediyor, gerekli mi, bence değil. Turlar arasında tek fark yemek yediğiniz yer. Yemekler aynı. Restaurantta yada teknede yiyebiliyorsunuz.  Birde park ettiğiniz yerler değişiyor, premium servisle adaya direk park edebiliyorsunuz, diğerlerinde ise büyük bot kıyıya yanaşmadığı için 3 dklık bir aktarma söz konusu.  Siz yinede fiyat alın belki daha düşük fiyatada bulabilirsiniz. Ne istediğinizi en başta söyleyin, onlar zaten sizi yönlendiriyorlar. Eğer vaktiniz varsa, turlar arasında 1 günlük off lar planlarsanız her sabah erken kalkmak zorunda kalmazsınız. Vaktiniz yoksada turları şu sıralamaya göre yapın, 1-safari turu 2- coral island 3-phi phi 4-james bond

Yemek

Ben giderken bana aç kalabilirsiniz diye söyleyenler olmuştu. Alakası yok. O kadar güzel şeyler yedimki, keşke gitsemde yine yesem diyorum . kesinlikle aç kalmayıp hatta çok güzel şeyler yersiniz. Thai restaurantlarını, lokantalarını, deniz ürünlerini, sushi box ı, gece pazarını, wine connection ı kesinlikle tavsiye ederim. Phuketten döndükten sonra gerçekten bir süre karides kalamar yemek istemiyorsunuz, yani doyuyorsunuz..

Ne yapılır?

Her gün maşaj yaptırın

Deli gibi karides kalamar bilimum deniz ürünü yiyin.

Yukarıda bahsettiğim turlara katılın.

Motorsiklet kiralayın.

Sokak sokak gezin, bol bol fotoğraf çekinin.

Saçlarınızı ördürün.

Geçici dövme yaptırın.

Maymunlara muz yedirin.

Fillerle fotoğraf çekinin.

Simon cabaret izlemeye gidin. (biz gitmedik)

100 bahta satılan tshirtlerden alın orda onları giyin.

Bol bol ananas yiyin.

Akşam marketten aldığınız biralarla patong sahilde oturun, dalgaları izlerken kumsalda gece vakit geçirin.

Rock  barlarda müzik dinleyin.

Yolda satılan wafflelardan yiyin. (pek sevmedim ben, zafer yedi)

Bembeyaz kumlara uzanın turkuaz sularda yüzün.

Şnorkel yapın. Rengarenk balıklarla yüzün.

Dalgalarla savaşarak yüzün karon beachte.

Motosiklet kiralayın.

Bacaklarınıza balık masajı yaptırın içiniz titresin.

Tavsiyeler

Çok kıyafet götürmeyin.  4 tane bikini götürmüştüm,ilk gün hariç hiç giymedim. Ordan alıyorsunuz, kaliteli değil ama güzel şeyler var.  Sakın pantalon falan götürmeyin, giymiyorsunuz. Kalın birşey de bence yanınıza almayın.  Sadece uçakta ve istanbula döndüğünüzde ihtiyacınız olucak.  Tshirtleri 100 bahttan, şortları 200 bahttan alın. Bikiniler 200 baht, çakma güneş gözlüğü bence mutlaka alıni, gözlüğünüze birşey olucak diye çoğu zaman korkuyorsunuz,  gözlük 100 bahttan başlıyor devam ediyor yukarlara doğru. Tütsü alın, 100 bahttan hediyelik. Deniz ayakkabısı alın ordan 200 baht. Mutlaka yüzerkende giyin. Malum balıklar. Şeffaf su geçirmez telefon kılıfı alın, boyna takılabiliyor, 100 baht. Pareo tarzı yöreye özgü şeyler var, benimö çok hoşuma gitti böyle filliler falan harika. 100 bahttan başlıyor. Valizinizde mutlaka ordan alacaklarınız için yer olsun. Benim yoktu, aldıklarımı zar zor sığdırdım. Öyle spor yaparım diye spor ayakkabı falan götürdüm, yalan. Yorgıunluktan vaktiniz olmuyor. Kahvaltı için peynir alın, bir o eksik kalıyor. Family mart ve seven eleven marketler var, ordan alabilirsiniz. Thai masajı bir kere deneyin, onun harici bence sadece ayak masajı yaptırın, çünkü çinliler gibi değil, canınızı acıta acıta dizleriyle ayaklarıyla bacaklarıyla masaj yapıyorlar. Sadece bira içicekseniz bir yere oturmanıza gerek yok,hoş 8 lira bişey ama sokak hayatı başka,  marketten alın, sokakta beachte için. Telefonunuzun hafızasını gitmeden boşaltın. Çok çok fotoğraf çekiceksiniz, orda bununla uğraşmayın. Oje falan 5 tane götürmeyin, vakit yok ancak 1 tane yedek koyun. Musluk suyu sert bir su mutlaka saç bakım maskesi götürün yada ordan alın. Bence dünyayla bir süre bağlantınızı koparın ama illa internet olmazsa olma diyorsanız, 1 haftalık turist kartlardan alın, ben almadım. Sandalet harici ayakkabıya gerek yok, 1 tane götürdüm giymedim. Sandaletten bence ordan alın 200 bahta harika taşlılar var. Gece bangla road a gidin. ping pong showlar falan var biz gitmedik ama merak ediyorsanız sex showları ve lady boylar bayağı ünlü. Bizim ilgimiz çekmedi. Cımbız, törpü, after sun mutlaka götürün. Malum uzun kalıcaksınız.  Yanınızda sürekli 10-20-50 baht bulundurun. Herkes sizden bahşiş bekliyor, birkaç lira bahşiş olnarı çok sevindiriyor, mutlaka bahşiş bırakın ve verin. Masajcı kızlara, fil süren elemana, yemekten sonra, barda, yani herkese bahşiş şart. Turlarda çekilen fotoğrafları alın mutlaka. Çok güzel çerçeveler yapıyorlar, ben bir tek raftingtekini almadım, çinli gibi çıkmışım diye, ama sonrada pişman oldum. Siz alın mutlaka. Bir sırt çantası mutlaka olsun. İçine havlu, gözlük, terlik, para lazım oluyor. İyidir sırt çantası. Bizde hep zafer taşıdığı için banada hiç yük olmadı. Aaa. Selfie çubuğu. Mutlaka ve mutlaka. Birde bütçeniz yetiyorsa mutlaka bir su altı kamerası yada go pro. Olmazsa olmazlardan biri. Phuket towna yani old phukete gitmeyin. Bilmiyorum biz gece 11 de gitik diye mi, hiç bir şey yoktu. Ölü bi hayat vardı, korkutucu hatta. Gerek yok. Phuketin adı patong diye değişse olucak yani. Bir sonraki günü bir gün önceden planlayın. Malum zaman kısıtlı. suda çıkmaz maskarada bir diğer çözüm önerisi. çünkü hep sudasınız.

Motosiklet kiralama

Ehliyet gerekmiyor, pasaport gerekiyor. Ben bi tırstım aslında. Ama ben teklif ettim. Son gün tuktuklarla etraftaki kumsallara gidecektik. Sonra otelden çıkınca zafere söyledim, hemen kiraladık. GÜnlüğü 250 baht.  Yakıt da gasoline alıyorsunuz, 40 bahttan. Benzin istasyonunda 25 baht hatta. 1 şarap şisesi yakıt. 2  şarap şisesi boyutundaki yakıtla öğlen 12den gece 12ye gezdik.  7-8 liraya gerçekten çok çok ucuz. Zaten phuket motorsikjlette kafayı yemiş. Olmayan yok. Ben hiç hayatımda o kadar fazlasını görmedim. Hı niye korktum, trafik sağdan akıyor diye korktum ama gerek yok, korkmayın kiralayın. Hız yapmayın. Çünkü bir tane kaza gördük, çinli bir kız vurmuş refüjlere hızdan her yeri yara bere. Ama ambulans beş dakikaya geldi. Herkes yardım severdi.  Kız sizi korkutmasın, hız yapmayın yeterli. Soldan soldan! yavaş yavaş yavaş devam edin alışacaksınız.

Hastane

Zafer son gün rahatsızlandı.  Patong hospitala gittik. Hatta sabah karşı 5 gibi. Bize çok yakındı, yürüyerek gittik. Herkes uyuyordu hastanede. Neyse uyandırdık hemşireyi, doktoru. Pasaport sordular kayıtta, sonrada tam anlamıyla uyanmalarını bekledik. Her gittiğim yerde olduğu gibi burdada bereketli ayaklarım. Biz gittiğimizde kimse yokken, yarım saat sonra içerisi ana baba günü oldu. Bizimle geç ilgilendiler, bende hemşireyle kavga ettim, güvenlik dışarıda beklememi söyledi, bir serum için 1 buçuk saat bekledik, diyeceğim şu. Bir rahatsızlığınız varsa, ilaçlarınızı yanınızda götürün. Kendinize dikkat edin. Islak kalmayın. Mayonuzu ıslanınca değiştirin. Islak soğuğa oturmayın J sıvı tüketin. Ben hastalanmadım. Bir tek sadece bir gün migrenim tuttu, migren masajına gitcektim gitmeden geçti. Motosiklete binince üstünüze uzun kollu rüzgar kesen bişey giyin.

Restaurantlar

Savoey restaurant için çok başarılı yazmışlar, ilk gün oraya gittik. Karidesin en büyüğünden ızgara yaptırdık, normal balık gibiydi, kalamarda fena değildi, ilk güne göre fena değildi de, daha sonra keşfettikçe çok daha güzel şeyler yedik. Bizce karidesi suda kaynatılmış normal shrimp boyutunda yiyin, öylesini biz daha çok sevdik.

Wine connection, deniz ürünlerinden  bıktığınızda bütün menüsüyle çok başarılı. Pizzası makarnası gayet iyiydi. Yalnız, sezar salatanın sosuna bile domuz koydukları için normal greek salata yiyebildik. Bir tane beğendiğimiz karidesin sosunda yine domuz var diye sipariş edemedik, sonra üzüldük. Zaten garson sizi uyarıyor, domuz istemediğinizi duyunca. Şarapta shirahtı, fena değildi. Yine şişe şarapları da vardı, biz birer kadeh içeceğimiz için şişe tercih etmedi,k. Fiyatlar makul. Doyduğumuz yemeğe 1100 baht ödedik. 2 kadeh şarap, salata, makarna , pizza.

Sushi box. Allahım sonunda sushiye doydum. Hatta somonu çiğ yemiyordum. Yedim. 24 lü ve 30 lu karışık sushi menüleri var, 24 lüden söyledik, sonra bir de 8li benim isteğim bir sushi, 2 kadeh şarap bu kez cabernet saugnion, 1200 baht ödedik, cidden aşırı doyduk.

First seafood restaurant, yine puanı çok yüksekti, bir gecede oraya gittik. Ama yok yani. En kötüsü oydu galiba. Kalamar yine iyiydide biz karidesini sevmedik. Servis geç ve karışıktı. Bazı istedilerimizi getirmedi, yarım saat sonra siparişleri hatırlatmak zorunda kaldık. Dolayısıyla puanına bakıp kanmayın derim.

Hard rock cafe, biz yemek yemedik burda toktuk. Ama menülerinin kocaman ve lezzetli olduğunu duymuştum. Bir gün geliriz demiştik fırsat olmadı, gidilebilir atmosferi güzel.

Lokantalar, thai lokantaları. En iyi yediğimiz yemeklerden birisiydi. Tazecikti ürünler. Biralar 660ml. B.ir tane yetiyor yemekle. Servis hızlı. Porsiyon büyük değil ama lezzetliydi.

Gece pazarı. Allahım sana geliyorum resmen. Bu kadar mı güzel olur sokaktan aldığın yemek. Burda sushiden karidese ıstakoza ahtapota dönere kebaba istiridyeye midye, balık aklınıza gelen herşey var. Bir gün çok aç değilken sushicisinden 15 tane falan sushi aldık, sıyası güzel değildi ama bir liraya sushi satan bi yere göre çokj güzeldi. Yine gece pazarının ilk dükkanlarından bir tanesinde ananaslı pilav, karides fesleğenli, suda kaynatılmış karides yedik. 1 birayı paylaştık zaferle. 800n baht ödedik. O naslı pilav yok mu, hala aklımda yani böyle bir  tad yok. Ananası ikiye bölüp bizim içli pilavı fıstık üzüm ananas yengeç ve bilumum şeyle sunuyorlar. Bayıldık bayıldık mutlaka yiyin.

Tiger bar, banglaroadtaki değil. Bizim otele giden caddede.  Burda cheeseburger yedik iki birayla 450 baht ödedik, güzeldi. Öğlen 4 gibi acıkınca imdadımıza koştu, iki kere gittik.

Turlarda öğle yemeği. Genelde hepsi aynı. Makarna, pilav, soslu tavuk, crispy chicken, sebze kızartması, salata, çorba. Çay kahve. Beni çok mutlu etmese, karnım doydu. Zaten başka bir şansınız olmadığı için yemelisiniz, yoksa aç kalırsınız.

Turlar hakkında genel bilgiler

1-      Safari turu.: bu tur monkey cave ile başlıyor. Muzları maymunlara yediriyorsunuz, değişik ama ürpertici. O maymunlar muz için resmen saldırıyorlar. Başta cesaret edemedik, sonradan yedirdi zafer ben korktum azcıkJ hatta maymunlar takıları çok seviyormuş, piercingleri falan çekiolar diye duydum,  yine de farklı bir tecrübe. Uzaktan çok tatlılar.

Rafting: ksinlikle en uzun pisti tercih edin. Gerçekten heyecanlı ve güzel. Hiç bitmesin istiyorsunuz. Go pro faydalı olur. Atv: ben 5 dk bile süremedim. Direksiyon o kadar ağırdıki çeviremedim. Halbuki zaferin başının etini yemiştim. Parkur zorlu ve güzel tabi yapabi,lene. 5 dk sonra turu zaferin arkasında beline sıkı sıkı sarılı tamamladım.

Flying fox. Hala nasıl yaptığıma inanmadığım şey. 3 dk falan sürüyor. Bir ipe bağlı 200 metre gidiyorsunuzdur. Vücudunuza giydirdikleri halatlara bir kanca takıp sizi ipten ittiriyorlar, çocuk beni ittirmese ben kendim cesaretle atlayamazdım, ama kesinlikle yapın, korkulacak birseyde yokmuş.

Elephant trekking: fili süren genç size yardim ediyor bindiriyor, o önde  siz arlkada. Sonra o iniyor, filde siz kendiniz kalıyorsunuz, fotoğraflarınız çekiyor bir sürü hemde, tabi bu bahşiş beklediği anlamına geliyor, unutmayın. 15 dk falan filin üzerinde gezziyorsunuz.

2-      James bond island: james bond filminin çekildiği adaya gidiyorsunuz. Gitmeden bir iki adaya daha uğruyorsunuz. bu adaya giderken durulan bir durak var, bir kanocu sizi gezdiriyor, mağaralardan geçiyorsunuz, kanoda yatmanız gerekiyor, zaten sıkı sıkı tembihliyor, elini kolunu kaldırma diye, bir yandan rehberlik ediyor ve bu da bir bahşişi simgeliyor, o kanoluyor, bir ara zafere bıraktı kumandayı ve kürekleri ama sadece kendinizin kanolayacağı turlarda var. Onlardan alın. Bunu özellikle belirtin, galiba ben atlamışım. Yeşil sularda sessiz büyük botla seyahat ediyorsunuz. Yemek teknede.  Bahsettiğim hep aynı olan yemek.

3-      Phi phi island tour. Leanorda di caprio the beach filminin çekilidiği maya bay e sizi götürüyor, yine maymun adalarına gidiyorsunuz, yemek phi phi adasında. Khai island ta çok güzel başlıklar görceksiniz. Sborkelleri takın sarı siyah beyaz çizgili, turkuaz mor balıkları izleyerek yüzün. Beyaz kum, masmavi yemyeşil sularda berrak denizin tadını çıkarın. Zaman nasıl geçiyor anlamıyorsunuz.  Buraya spped boatla gidiyorsunuz, gitmeden yapılan briefingten sonra size bulantı ilacı veriyorlar, içebilirsiniz, bizde hamile ve çocuklularda olmasına rağmen kusmadı kimse. Ama kusulabiliyormuş, için hapı. Jben burdaki rehberimiz marry i çok sevdim çok tatlıydı.

4-      Coral island tour. En sakin tur bu. Bunu araya sıkıştırmakta fayda var, dinleniyorsunuz. Biz tam gün aldık ama yarım günde alabilirsiniz. Yine yeşil su beyaz kum. Parasailing burda. 3 dk falan sürüyor. Mutlaka yapın, kısa ama güzel bir deneyim.

Kıssadan hisse:

Çok güzel bir tatil sizi bekliyor,tadını çıkarın.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *