Kaş, Antalya

Kaş tatili, 2017

Bu seneki haftasonu kaçamaklarımızdan bir tanesi de Kaş’tı!

Galiba bu yılın en popüler tatil noktalarından bir tanesi olan Kaş, dolup dolup taştı.

Biz Ramazan bayramı tatili sonrası, Cuma sabahtan orda olup Pazartesi sabah kahvaltıdan sonra döneceğimiz şekilde planladık. Tabii ki her tatil olduğu gibi bu bana yetmedi, üzerine 3 günde Bodrum’a gittim. Zafer’in izni olmadığı için Kaş’ta az kalabildik. Kaş zaten çok büyük bir yer değil. 3 gün 3 gece kısa gibi gelse de o dönemde bizi çok mutlu etti.

Ulaşım

İstanbul’dan Dalaman’a uçup, Dalaman havalimanından Havakaş transfer firmasıyla iki saat yolculuk sonrası Kaş’a ulaşabiliyorsunuz. Dalaman’dan araba kiralayıp kendinizde gidebilirsiniz. Biz yorulmak istemediğimiz için Havakaş’ı tercih ettik. Tavsiye edebileceğim, bir transfer firması. Kişi başı 50 TL ödedik. (Temmuz 2017) Diğer bir seçenek İstanbul’dan Antalya’ya uçakla gidip, ordan araba kiralayabilir yada yine bir transfer firması ayarlayabilirsiniz. Dalaman’dan daha yakın olduğunu söyleyebilirim.

Otel

Ben otele çok para verme taraftarı olan biri değilim. Benim için kahvaltısı güzel olsun, banyosu temiz olsun, havlu-çarşaf-oda temiz olsun yeterli. Çokta küçük olmasın. Başka bir şey aramıyorum. Bu özelliklere sahip merkezde herhangi bir yerde kalıp, otele vereceğim parayı dışarıda harcamayı tercih ederim. Bu noktada Çınar Butik otelde kaldık. Yanlış hatırlamıyorsam oda kahvaltı günlük 230 TL gibi bir ücret ödedik. Kesinlikle değerdi. Temiz, merkez noktada, odası şirin ve bizim için yeterliydi. Kahvaltısı açık büfe olmamasına rağmen, özene bözene hazırladıkları kesindi. Kaş ‘a giderseniz burada kalabilirsiniz. Personel çok güler yüzlü, yardımsever ve kibardı.  Yine araştırınca bir çok böyle seçenek olduğunu göreceksiniz.

IMG_7308

İklim

Kaş’ın iklimi evet akdeniz iklimi. Sıcak çok sıcak. O Antalya’nın nefes aldırmayan sıcağı burda var. Fakat deniz için aynı şeyleri söyleyemeyeceğim. Kaşta su gerçekten soğuk. Yani havası akdeniz,suyu Ege desek yerinde bir tabir olur. Temmuz başı ve ramazan bayramı sonrası olduğu için çok aşırı bir kalabalık yotu. Sıcaklarda başlamış ama nefes alınmayacak gibi değildi. O yüzden haziran sonu yada eylül başı gitmek iyi fikir olabilir.

Resaturantlar

Bence Kaş’ta bol bol sık sık doyana kadar ahtapot yiyin. Ahtapot ızgaraya bayıldım bayıldım. Her gittiğimiz restaurantta söyledik ama ilk gittiğimiz yerin ki başkaydı. Bahçe Balık restaurantta yediğimiz ahtapotun gerçekten tadı damağımda kaldı diyebileceğim lezzetteydi. Buraya mutlaka gidin. İkinci gün böyle yüksek puan almış bir meyhane olan, Nereid’e  gittik.  Sıcak mezeleri farklı ve alışılmamış lezzetteydi. Burayıda tavsiye ederim. Son gece gittiğimiz Voyn Meyhane de ise enfes mezeler yedik. Voyn meyhane’deki personelde çok güleryüzlü, konuşkan ve canayakındı. Mezeleri Voyn meyhanede, ahtapotu Bahçe Balıkta, sıcak mezeleri de Nereid’deyiyin. Hatta bol bol tıka basa doyana çatlayana kadar yiyin.

Plajlar

Kaş merkez limandan 20 liraya (gidiş dönüş kişi başı) Limanağzı plajına küçük teknelerle ulaşabiliyorsunuz. Burda bilalin yeri ve nurinin yeri var. Biz Bilalin yerine gittik. Bizim için sakin, suyu temiz, yemekleri ev yapımı plaj keyfi yapabileceğiniz, iskeleden denize girebileceğiniz güzel bir yer. O bangır bangır müzik olmadan dinlenip, kitabınızı okuabileceğiniz kısaca kafa dinleyebileceğiniz, Çeşme deki beach clublar gibi kazıklanmayacağınız bir yer. Özellikle Çeşmeye gidenler, bu yaz en çok Kaş’ı tercih ettiler. Fiyatlar oraya göre bayağı ucuz kalıyor.

Bir günde Derya Beach’e gittik. Buranın pizzalarıyla meşhur olduğunu duyup, burda pizza yedik. Derya beach merkezde yürüyerek ulaşabilirsiniz. Kumsuz plajı, yine iskeleden ve suyu herhalde Kaştaki en soğuk su. Kaynak sularının denizi soğuttuğunu söylüyorlar. O sıcaktan bunalıp denize girip serinlemek için iyi bir nokta. Öğleden sonra 4 gibi çay saati yapıyorlar, ev yapımı kekleri şezlong şezlog dolaştırıyorlar, ordan istediğinizi seçip çayınızı içiyorsunuz. Keyifli bir 5 çayı. Buranın suyunun soğuk olması hariç (ki bunada ihtiyaç dıuyuyorsunuz) herşey güzel. Fiyatlar çok pahalı değil.

Kısa tatilimizde birde tekne turu yaptık. Gün boyu sürdü. Tekne turunda ise Kaş merkezden otobüsle Üçağızlar köyüne gittik, bu köyden tekneye bindik. Akşam 5e kadar sürdü. Yine Üçağızlar köyüne dönüp, otobüsle kaş merkeze geldik. Direk kaş merkezden başlayan turlarda var. Fakat o şekilde biraz zaman kaybı olduğu kanaatine vardık. 45 dakikada köye ulaşıp tura başlamak daha mantıklı geldi, 2,5 saat tekneyle gitmektense. Tabi tercih sizin. Tekne turunda en güzel yer galiba Kaleköy’dü. Kendi halinde bir köy. Denizinin, dondurması, sakinliği çok güzeldi. Buraya birkaç günlüğüne tatile bile gelinir dedik, en büyük carettayıda burada gördük.

Bizim vaktimiz yetmedi ama  vaktiniz olursa dünyaca ünlü Kaputaş plajına, Meis adasına, Küçükçakıl ve Büyükçakıl plajlarına da gidebilirsiniz.

Ne yapılır?

Tabii ki dalış!

 

 

Daha önce bir dalış deneyimimiz olmadığı için biz çok heyecanlıydık . hemen araştırmaya koyulduk, bir kaç tane dalış firması var. Onlardan bir tanesinden iki kişilik yerimizi ayırttık. Sabah 10 gibi dalış için yola koyulup, limandan tekneye bindik. Dalış kıyafetlerimizi verdiler. Dalış hocamız dalış ekipmanlarını tanıttı. Bize teorik kısmını anlattı. Tüplü dalışı anlattı. Suyun altında nasıl iletişim kuracağımız konusunda bizi bilgilendirdi. Bizimle beraber daha önce hiç dalış yapmamış 4 kişiydik. Birebir hoca ile dalıyorsunuz. İki hoca vardı. ilk önce diğer iki kişi denediler. Denediler diyorum çünkü biri korktu yapamadı. Korkulacak birşey yok, ama bende de acaba yapamaz mıyım diye bir korku vardı. çünkü ben hep burnumdan nefes alırım, tüplü dalışta ağızdan alıp ağızdan nefes verildiği için zorlanacağımı düşünmüştüm. Daha önceki şnorkel deneyimimde buburundan nefes alma yüzünden başlarda zorlanıp, sonrasında yapmıştım. Sıramızı beklerken orada şnorkelle biraz yüzüp balıkları gördük. Sıra bize geldiğinde heyecan doruktaydı. Fotoğraflar çekinip, suyun 6 metre altına indik. Biraz adrenalin biraz tedirginlik.. ama sonrasında.. . Suyun altı inanılmazdı. Balıklarla burun buruna gelmek, konuşmadan iletişim kurabilmek. Birde bir ara Zaferle bizi yanyana getirip fotoğraflarımızı çektiler, sonra bu fotoğrafları cdye attılar, sanırım yüz lira gibi bir ücret ödedik. Daha sonra bu tarz fotoğrafları almayınca çok pişman oluyoruz. İyiki de aldık. Yalnız suyun altında buluşmanın pek bir anlamı yok. Sadece yanyana geliyorsun başka birşey yok.

Hayatımdaki iyikilerden biri oldu. Çok az mutluluk vardır, bittiğinde bile insanı keyifli hissettiren. Yaklaşık 20 dakika süren dalış sonrasında çıktığımızda gün boyu o keyif hali üzerimde kaldı. Sanki vücudumda hiç bilmediğim bir hormon salgılanıp mutluluğun kalıcı olmasını sağladı. Ve tabiiki yapabilme, başarma zevki. Onunda etkisinin olmadığını söyleyemem. Profesyonel ve bireysel dalmak için 7-10 günlük eğitimleri var. Çıktığımızda bu eğitimler hakkında hemen bilgi istedik hocalardan. Ve yine her yeni deneyimimiz gibi kendimize yine gelip, eğitim alıcaz diye söz vererek; dalışı tamamladık . Kaş’a gittiğinizde hayatınızda bir kerede olsun tüplü dalışı mutlaka ama mutlak yapın.

Musmutlu tatiller!

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *