Evde ekmek yapımı

bu böyle eski usul yumuralarak yapılan ekmeğimiz

Evde Ekmek Yapımı

Biz yaklaşık 4 senedir ekmeği evde yapıyoruz. İlk başta çok uğraştırır gibi geliyor, ama yok değil. Özellikle ekmek makineleriyle evde ekmek yapmak çok kolay. Sadece bununla ilgili alışkanlık kazanıp, kolaya kaçmamak yatıyor altında. Normalde günlük kahvaltı rutininde yemeniz gereken ama tek tek uğraşması zor olan şeyleri de içine koyduğumuz zaman, bir taşla iki kuş. Mesela herhangi biri size dese, ‘’1 çay kaşığı keten tohumu, 1 çay kaşığı çörek otu her sabah kahvaltında yiyeceksin’’, bu rutini ben sürdüremiyorum. Ama ekmeğin içinde olunca da yemeye doyamıyorum.
Dışarıdan ekmek almayalı yıllar oldu anlayacağınız. Birde diğer ekmeklerle bir doyum olmuyor ya, belki beş dilim yiyebilirsiniz, ama evde kendiniz yaptığınız ekmekten iki dilim yetiyor. Kendinize özgü tarifler de çıkarabilirsiniz, ben deneye yanıla ham-yapısını oluşturduğum tarifi yazacağım. Çeşitlendirmek yada eksiltmek size kalmış. Hemen tarifi yazayım.

Ana malzemeler:
350 gram tam buğday unu
250 ml içme suyu oda sıcaklığında
2 yemek kaşığı zeytinyağı
1 yemek kaşığı şeker (pekmez yada bal)
7 gram kuru maya
1 tatlı kaşığı kaya tuzu

İç malzemeleri ise şöyle:

1 paket çekirdek içi
2 yemek kaşığı keten tohumu
2 yemek kaşığı çörek otu
2 yemek kaşığı haşhaş
2 yemek kaşığı susam

Ana malzeme olmazsa olmazlar. Önce sıvıları, sonra katıları ekliyoruz. Ben bu sıvı kısmında ekmeğe renk ve tat vermesi için zeytin ezmesi koyuyorum. O zaman siyah Alman ekmeğine çok yaklaşıyor. Hem görüntü hem de tat açısından. Püf nokta, iç malzemeyi ilave etmeden önce en az bir saat bekleyelim (mayalanma süresi) üzerini örtelim, hamur kabardıktan sonra iç malzemeyi ilave edip yirmi dakika bekledikten sonra 180 derece fırında 1 saat pişirelim. Sıcakken buzdolabına kaldırmasakda, soğuyunca kesinlikle poşet içinde saklayalım. Ekmeğimiz bekledikçe daha güzelleşecek. İlk gün kesmemeye özen gösterin. İkinci gün buzdolabından çıkarıp istediğiniz gibi dilimleyebilirsiniz. Yanına peynir zeytin yemeğe bile gerek kalmaz. Tek başına kahvaltı için yeterli ve doyurucu.

Antioksidan haş haş, keten tohumu, susam, çörek otu var. Ben çok iyi biliyorum ki, hepsini size birer kaşık tavsiye etsem asla uğraşmazsınız. Zaten bizde uğraşmadan, mutlu ve iyi olmanın peşindeyiz. Sonra yaratıcılık size kalmış, ben zeytin ezmesi kullanıyorum ama siz kuru domates, kayısı, incir ceviz, fındık, damla çikolata, kekik. Size en yakın ne ise onu kullanabilirsiniz. Kesin 4 saat tokluk sağlıyoruz. Ve dışarıdan mono-sodyum glutemat almıyoruz. Tüm malzemeleri biz koyuyoruz, kullanma sürelerini biliyoruz. Pijamalar üstümüzde, kendimizce bir oyun oynayıp, sonunu fırından izliyoruz. Ürettiğimiz için ve biz yaptığımız için yiyoruz ve mutlu oluyoruz. Ekmeğin varsa dışarı çıkmaya gerekte kalmıyor sabahları.

Ekmek almak zorlu iş. Hele bir de evde en küçük sen olarak başlamışsan bu ritüele.. Evde ekmek yok. Hadi çıkar pijamaları, giyin, hatta günümüz koşullarında arabaya bin, ekmek almaya git. Zor iş. Onun yerine, ne pişirdim diyebil. Bunun farkını yaşatmanın sonsuz huzuruyla, sabah ilk kahveni yudumla. Eleştiriler ve övgüler alacaksın. İlk başladığındaki eleştiriler hiç canını sıkmasın, sen daha iyi olabileceksin demektir bu. O eleştirileri not et.

Herkesin annesi ananesi ekmek yapar yollar değil mi, ananem yapar şimdi hakkını yemeyeyim, ama annem için aynısını söyleyemeceğim. Annesine ekmek yapıp götüren sayılı insanlarız galiba. Birde ne değişik hediyedir, benim gibi bir tanıdığı olanın alacağı hediye. Ekmekten hediye olur mu yahu? Dışarda ne olduğu belirsiz kurabiyeden ben size söyleyeyim, uğraş içeren bir şey çok daha iyi. Değil mi ama?
Son zamanlar da öğrendiğim bir bilgiyi de buraya yazmadan edemeyeceğim. Un fabrikasında çalışan bir tanıdığı olan arkadaşım geçen hafta öğrendiklerini benle paylaşınca, tam buğday ununu da evde kendim çekmeye başladım. Tam buğday için kullanılan buğdayın yıkanmadığını öğrendim. Hatta sadece beyaz ekmek için kullanılan buğdayların yıkandığını söyledi. Bunu da bembeyaz un elde etmek için yıkıyorlarmış. Diğerlerinde nasıl olsa kahverengimsi bir doku olduğu için buğdayı yıkamaya gerek duymuyorlar anlayacağını. Bunu öğrenir öğrenmez, eve gelip evdeki buğdayı yıkadım. Böyle mercimek gibi toz çıkıyor, o üzerinden su şeffaf olana kadar yıkadım. 3-4 kereden sonra şeffaflaştı su. Geceden yayvan bir tabağa aldım. Oda ısısında kuruttum. Sabah buğdaylar kuruyunca rondoda çektim, un haline geldi. Tabii ilave iş. Bundan benim gibi zevk alıyorsanız iş sayılmıyor, bir süre bakalım bu şekilde deneyeceğim.
Yeni şeyler öğrenip tarif güncellendikçe, yazıyıda burdan güncellerim. Afiyet olsun.

ekmek

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *